14 Şubat 2009 Cumartesi

2009 gelini nasıl olacak?


2009’da podyumdaki gelinliklerde ağırlıklı olarak görülen detay tek askı. Straplez tercih edenler klasik çizgideler. İki renkli gelinlikleri podyumlarda görsek de ülkemizde pek tercih edilmeyeceği kesin.

Bu yıl gelinliklerde kısa kuyruk favori... 2009’da duvaklarda ise bolca işleme kullanılacak.

Gelinlikte detaylar:İnce ve uzun gelinler kat kat volanlı etekler, boydan bütün drapeli ve büstiyerli iki parçalı gelinlik tercih edebilirler.

Orta ve kısa boy gelinler gelinlikte kabarık olmayan hafif kuyruklu evaze etekler, süslemeli motif seçimlerinde küçük ve uzunlamasına dizaynlar seçmeli.

Kilosu olan gelin adaylarının gelinliği kulptan açılımlı parçalı ve evaze etekli olmalı. Kesinlikle belden kabarık gelinlik modellerinden kaçınmalılar. Olabildiğince evaze hatları belli etmeyen hafif dökümlü kumaşlarla hatlar gizlenmeli.

Göğsü dolgun olan gelinler, straplez, açık, dekolte gelinliklerden kaçınmalılar. Süsleme ve aksesuarlarla hafif kruvazelik verilerek göğüsteki belirğin görünüm bölünmeli.

Göğsü küçük olan gelinlerin, gelinlik tercihi; balenli, göğüs cub'ı sütyen kesimli, göğüste hafif drape, göğüste hafif kabarık aksesuarlar ve büstiyerler tercih edilmeli.

Gelinlik aksesuar seçiminde fiziğe göre seçim yapmak gerekmiyor. Kilosu olan da çiçek seçebilir zayıf olan da, yalnız dikkat edilmesi gereken husus gelinimizin karakteri ile aksesuarların bütünleşmesi.

Neşeli sempatik karakterdeki gelin adayı cıvıl cıvıl, uçuk renklerde çiçekler, aksesuarlar, kristaller tercih edilebilir.

Klasik bir fiziği olduğunu düşünen gelinimiz dantel ağırlıklı gelinlik seçebilir.
Modern en son trend gelinliği kendine yakın gören gelin adayları, aksesuar olarak gelinliklerinde ötriş, tüy, kelebek, değişik tasarımda tokalar ve asimetrik süslemeleri kendi tarzlarına uygun kullanabilirler.

Törenin yapılacağı mekanda gelinlik tarzının belirlenmesin de çok önemli.

Havuz başı, kır düğünü, bahçe düğünü gelinleri hafif soft gelinlikler, çiçekler uçuş uçuş etekler volanlar tercih edebilir.
Balo otel düğünlerinde ışıklar ve gece loşluğunu göz önüne alarak daha ışıltılı daha belirgin çizgileri olan işlemeli dantelli gelinlikler düşünülebilir.

Sade çizgileri olan gelinlikler de bu senenin masum çizgileri arasında. Burada dikkat edilecek en önemli husus gelin başı ve aksesuarlarının çok şık ve tamamlayıcı olması.

Çok düz tek parça hafif işlemeli bir gelinlik tercih ettiyseniz şık uzun bir duvak ve işlemesi ayni konseptte baş aksesuarı mutlaka beraber kullanılmalı anı zamanda canlı doğal cıvıl cıvıl gelin el buketi ile masumiyet tamamlanmalı.

Gelin adaylarına en önemli tavsiyemiz; Hangi gelinlik modelini seçerseniz seçin mutlaka ve mutlaka gelinliğinizi sevmelisiniz bu benim gelinliğim, bu benim tarzım demelisiniz.
O zaman en mutlu en kendinden emin en güzel gelin siz olursunuz.

En Seksi 10 Moda Akımı


Kadınların bir türlü vazgeçmediği erkeklerin ise seksi bulduğu tarzları merak ediyor musunuz?

Bazı trendler o kadar tutuldu ki, büyük olasılıkla önümüzdeki sezonda aynı güzellik akımlarını takip edeceğiz. İşte bu trendlerin önde gelenleri.

1. Kedi gözler

Özelliği: Ünlülerin makyözü Matin, sadece dokundurulmuş etkisi verilen bir eyeliner’ın yüzünüzü vurguladığını belirtiyor.

Uygulama: Üst kirpiklerin diplerine krem bazlı bir eyeliner çekin. Çektiğiniz bu çizgiyi bir santimetre kadar dışarıya taşırarak, ucunu kaşınıza doğru kalkık halde bırakın. Yumuşak renklerde göz farları ve siyah bir maskara ile görünümünüzü tamamlayın.

2. Yandan atkuyruğu

Özelliği: Saç uzmanı Ken Paves, eskiden at kuyruğunun saçın cansızlığını saklamak için yapıldığını söylüyor. Ancak günümüzde yandan toplanan bir at kuyruğu taze ve seksi bir görünüm kazandırıyor.

Uygulama: Sabitleyici bir saç jölesi kullanın. Ardından saçınızı kulağınızın altında toplayın ve lastik bir bant ile tutturun. Çok fazla derli toplu görünmemesine dikkat etmelisiniz.

3. İpeksi dalgalar

Özelliği: Herbal Essencesin stilisti Ashley Javier, bu harika dalgaların parlak göründüğünü ve her erkeğin dokunmak isteyeceği kadar yumuşak ve baştan çıkarıcı olduğunu belirtiyor.

Uygulama: Nemli saçınıza köklerinden ucuna kadar hacim veren bir köpük uygulayın. Saç kurutma makinesiyle kuruttuktan sonra, tutamlarınızı kıvırın ve dalgaları hafifçe tarayın.

4. Kısa küt saç

Özelliği: Ünlülerin saç stilisti Oscar Blandi, kısa ve küt olan bu modern saç kesiminin yanakları ve gözleri ortaya çıkardığını belirtiyor.

Uygulama: Saçınızın tepesini hafifçe kabartarak dağınık bir hava verebilirsiniz. Elektriklenmeyi önlemek için yumuşatıcı bir sprey uygulayın.

5. Frambuaz renkli dudaklar

Özelliği: Makyöz Rachel Goodwin, frambuaz renkli dudakların yüze ciddi ama abartısız bir ifade kattığını söylüyor.

Uygulama: Solmasını veya tamamen silinmesini engellemek için rujunuzu uygulamadan önce dudağınıza kompakt fondöten uygulayın. Rujunuz dağılırsa, kapatıcı bir kalem ile düzeltebilirsiniz.

6. Kalın kaşlar

Özelliği: Ünlülerin makyörü Tim Quin, güçlü bir ifade verilmiş kaşların yüzü çerçeveleyeceğini, böylece çevrenizdekilerin ilgisini üzerinize çekebileceğinizi belirtiyor.

Uygulama: Kaşlarınızı daha dolgun göstermek istiyorsanız, kaşlar için özel üretilen renkleri kullanmalısınız. Köklerinizden bir ton daha koyu renk bir farı, kaşlarınızın kalın kısmına sürün. Daha açık bir rengi de incelen şeffaf bir kaş jeli ile kaşlarınızı düzeltin.

7. Metalik gözler

Özelliği: Makyaj uzmanı Mally Roncal, metal bazlı göz farlarının da dumanlı gözler kadar bakışları üzerine çekebileceğini hatırlatıyor.

Uygulama: Simleri sabitlemek için göz çevrenize kapatıcı uygulayın. Ardından göz kapağınıza parlak bir renk sürün. Gümüş tonları açık renklerde göze çarparken, koyu tonlar bronz rengi ortaya çıkartır.

8. Dağınık Tutamlar

Özelliği: Ünlülerin kuaförü Ted Gibson, doğal halde değişik yönlere taranmış gibi duran saç uçlarının müthiş seksi bir hava kattığını söylüyor.

Uygulama: Bu dokuyu nemli saça hacim veren bir şekillendirici ile elde edebilirsiniz. Saç kurutma makinesiyle kuruttuktan sonra bazı tutamlarınızın ucunu yuvarlak bir fırça ile kıvırın. Geri kalanları olduğu gibi bırakın.

9. Flörtöz kaküller

Özelliği: Kuaför Byron Williams, ister yana yatırılmış olsun, ister ortadan ayrılmış, kakülün yüzü ön plana çıkaracağını vurguluyor.

Uygulama: Kendinize en çok yakıştırdığınız saç şeklini bulmak için ıslakken saşlarınızla bir süre oynayın ve sonrasında büyük bir fırça yardımıyla onları kurutun. Elektriklenmeyi ve kabarmayı önlemek için saç uçlarınızı yumuşaklık katan şekillendirici bir serum ile şekillendirin.

10. Işıldayan cilt

Özelliği: Dünya çapında renk yöneticisi olan Jillian Dempsey, ciltteki hafif parlaklığın herkese çekici bir ışıltı kazandıracağını söylüyor.

Uygulama: Önce cildinizi yumuşatmak için renkli bir nemlendirici kullanın. Parmaklarınızı kullanarak pembe renkli bir krem allığı yanaklarınıza uyguladıktan sonra, üzerine dore renklerde bir pudra sürebilirsiniz.

16 Ocak 2009 Cuma

CİLT ESTETİĞİ

Botox
Kırışıklıklar, aynı ifadenin binlerce kez tekrarlanması nedeniyle cilde kazınmış olan çizgilerdir. Kırışıklıklara "ifade çizgileri" veya şekilleri nedeniyle "kaz ayakları" da denir. Kırışıklıkların nedeni cilt altındaki kasların kasılmasıdır. Botox "clostridium botulinum " adı verilen bir bakteriden elde edilen arıtılmış bir protein toksinidir. Zararsız olmasının nedeni çok ufak dozlarda kullanılması ve vücuda dağılmamasıdır.

Bu protein kullanıldığı bölgedeki kasların rahatlamasını sağlayarak belli bir süre için cildin gerginleşmesini ve dolayısıyla gençleşmesini sağlar.Minik cerrahi iğneler aracılığıyla Botox yüzün sorunlu bölgesinde cilt altına çok ufak dozlarla zerk edilir. Bu sayede kasılmış olan kaslar rahatlamaya başlar. Botox uygulandıktan yaklaşık üç hafta kadar sonra en yüksek verime ulaşır. Botoxun kalıcılık süresi bünyeden bünyeye fark etmekle birlikte yaklaşık 3-6 aydır.

Genellikle tavsiye edilen, tedavinin her 4-6 ayda bir tekrarlanmasıdır. Botox uygulamasının ardından bölgeye buz uygulanması olası şişlik veya rahatsızlıkları azaltır. Tedavinin tümü yaklaşık 10-15 dakika sürdüğünden normal yaşama hemen dönülebilir. Ancak yatma pozisyonuna geçmek için 4-6 saatin geçmesi beklenmelidir. Botoxun çevresindeki kaslara dağılmaması için Botox uygulanmış bölgenin ovuşturulmaması da gerekir.

Dolgu Maddeleri
Hyalüronik asit derinin temel elemanlarından biridir. Deri içinde bol miktarda bulunur. Suyu çeker ve cildin nemli kalmasına yardımcı olur. Medikal estetik alanında yüz ve boyun çizgilerinin (daha çok yüzeysel olanların) doldurulmasında kullanılmaktadır. Cilt tarafından zamanla emilen ve kolay tolore edilen bir maddedir.Çok ince bir iğneyle hiyalüronik asit preparatı deriye enjekte edilir. Genellikle art arda 2 seansta olarak uygulanır. İlk kez yapılıyorsa 2 veya 3 hafta sonra tamamlayıcı bir seans daha gerekebilir.Uygulama sonrası küçük kızarıklıklar ve şişlikler oluşabilir, bunlar kişinin cilt tipi uyarınca birkaç saat ila birkaç gün içinde kaybolur.Genellikle 6 ila 12 ayda tekrarlamak gerekir. Bu durum kişiye ve uygulanan bölgeye göre değişiklik gösterebilir.

Lazer Epilasyon Uygulamaları
Lazer Epilasyon Vücudumuzda istenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı en ağrısız ve bilimsel yoludur.Lazer Epilasyonda kullanılan lazer ışığının dalga boyu kıl ve kıl kökünde bulunan deriye rengini veren Melanin ile ışığın etkileşimidir. Lazer ışını bildiğimiz ışıktan farklı olarak ışığın tek dalga boyunda düz bir demet halinde yayılmasıdır. Lazer ışını dokunun üzerine düştüğünde tüm enerjisini çarptığı yere bırakarak ısınmaya neden olur.

Böylelikle kıl kökünü tahrip eder. Birbirini izleyen birkaç seans sonunda uygulama yapılan bölge tüylerden arınır.Tüyün bir kaç gelişme evresi vardır. Anagen dediğimiz aktif evresinde yapılan lazer kıl köklerini etkilemektedir. Kıl evrelerinin önceden bilinmediğinden Lazer epilasyon uygulama esnasında ana gen evresindeki tüyleri yok eder.

Dolayısıyla tologen yani pasif kökler aktif hale geldiklerinde uygulama yapılabilmektedir. Lazer epilasyonda artan seans sayıları bu evrelere bağlı olarak yapılır. Kalıcı çözüm için birkaç seans tekrarlanır. Kılların kalınlığı ve yoğunluğu kişiden kişiye değiştiği için kesin bir seans sayısı vermek mümkün değildir. Lazer epilasyon ürettiği enerji bir dalga boyu ışıktan cilden zarar vermeden geçerek kıl köküne ulaşan bu ışık vücutta herhangi bir ışık bırakmaz.Lazer Epilasyon uygulamasının güvenirlirliği ve tesiri Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA ( Food And Association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır.

LAZER EPİLASYON ÖNCESİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
Lazer Epilasyon uygulama öncesi 3 hafta önceden ağda cımbız kıl dökücü kıl kökünü etkileyen metodlar kullanılmamalıdır.Lazer Epilasyon uygulamasından 2 hafta önceden güneşe çıkılmaması gerekmektedir.Solaryuma girilmemiş olması gerekir.Otobronz v.b renklendiriciler kullanılmamalıdır.
LAZER EPİLASYON SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
Lazer Epilasyon uygulaması sonrasında hafif kabarıklık ve kızarıklık oluşabilir. Cilt hassasiyetine bağlı olarak birkaç saat içinde geçicektir.
Lazer Epilasyon uygulama sonrasında 1 hafta güneşe maruz kalınmaması gerekmektedir.Güneşe çıkılacak ise yüksek koruma faktörlü güneş koruyucuları kullanılmalıdır.

Dövme Sildirme
Son Teknoloji Lazer Cihazı ESTE'de...1992 yılından bu yana 15 yılı aşkın arge çalışmalarıyla sürekli üzerinde çalışılmış, her yeni çıkan modeli zamanın en iyisi diye gösterilen Amerikan ve Japon lazer mühendislerinin eksiksiz bir ürünü olan Medlite şimdi İstanbulun gözdesi ESTE'de. En son model olan MedLite c6 Lazer Sistemi Dünya genelinde konusunda uzman olmuş doktorlar arasında yapılan anketlerde tartışmasız branşında en iyi lazer olarak seçilmiştir.Kliniğimiz de hastalarımıza bugüne kadar yapılması mümkün olmayan yenilikleri getiren bu lazer cihazını biraz yakından tanıyalım..
Dermatolojik uygulamalarda üstün özellikleri ile lazer cihazları içinde başarı oranı en yüksek, en hızlı, en güvenli Q-switched Nd-Yag lazerler sınıfından bir üründür.Dövmelerinizden ne renk olursa olsun, MedLite c6 lazer sistemi ile acısız 1-2 dakika gibi bugüne kadar görülmemiş kısa seans süreleri ile tamamen kurtulabilirsiniz. Unutmayın ki bugüne kadar kullanılan tüm lazer sistemleri sadece siyah renkli dövmeleri çıkartabiliyorlardı. MedLite c6 dövme tedavisinde bir devrim yaratmıştır.
Üzerinde bulunan 4 farklı lazer dalga boyu ile sarı, yeşil, bulut mavisi gibi çıkartılması mümkün değildir denilen dövmeleri bile çıkarttığı için dünya da altın standart olarak kabul edilmiştir.Günümüz de sıkça yapılan kalıcı makyaj tedavileri yanlış uygulandığı taktirde çok travmatik sonuçlara yol açmaktadır.
Çok özel tedavi protokolleri ile kaş tüylerinizde hiçbir hasar olmadan kalıcı makyajınız tüm lazer sistemleri içinde sadece MedLite c6 lazer sistemi ile çıkartılabilmektedir.ESTE de bu lazer sistemini kullanarak uygulanan çok özel bir tedavi protokolü ile cerrahi hiçbir işlem yapılmadan lazer skin toning diye adlandırdığımız cilt gençleştirme işlemlerine başlıyoruz. Yapılan bu uygulama ile gözleriniz etrafında olan kırışıklıklarınızdan kurtulacaksınız.
Yüzünüz güneş lekeleri çil lekeleri gibi tüm pigmentlerinizden arındırılacak, lazer peeling ile pürüzsüz bir cildiniz olacak, en son olarak cildinizin gözenekleri daralacağı için kendinizi çok gençleşmiş ve güzel göreceksiniz.Epilasyon hiç bu kadar hızlı hiç bu kadar acısız olmamıştı...
MedLite c6 Lazer Sistemi ile tüyleriniz ne kadar uzun olursa olsun kısaltmadan, hiçbir soğutucu, uyuşturucu kullanmadan tamamen acısız bir uygulama ile tüm vücut epilasyonunuzu 45 dakika gibi çok kısa sürelerde yaptırabilirsiniz. Uygulamadan hemen sonra tüyleriniz tamamen sarı beyaz renge dönecek 15 gün içinde tamamen dökülecektir. Işıl ışıl bir cilde sahip olacaksınız. Bir yıllık tedavi süreci sonunda tüylerinizden kurtulabilirsiniz.Yapabileceğiniz diğer tedavileri sıralayacak olursak melasma, ota nevus, akne izi, kılcal damar, yara izleri tedavileridir.

Lazer İle Leke Tedavisi
Leke, kişinin cilt kalitesini azalttığı, güzelliğine gölge düşürdüğü ve dış görünüm estetiğini olumsuz etkilerinden dolayı tedavilerinde her geçen gün yeniliklerin denendiği bir konu olmuştur.
Leke nasıl oluşur?
Leke, normalde cilt rengini veren melanin isimli pigmentin vücudun belirli bölgelerinde cilt altında düzensiz kümelenmesi ile meydana gelir.

Lekeleri vücudun en fazla hangi bölgesinde görülür?Lekeler, cildin hassas olduğu, güneş ve kimyasal maddelerle en fazla temas eden bölgeleri başta olmak üzere bazı hastalalıklar ve yaşın ilerlemesi ile vücudun her bölgesinde görülebilir.Eller güneş ve kimyasallarla teması nedeniyle,yüz ve boyun cildi ise güneşle olan temas fazlalığından dolayı lekenin en fazla görüldüğü cilt bölgeleridir.

Leke neden meydana gelir?
Lekeyi gebelik döneminde, kloazma dediğimiz yüzde gebelik maskesi olarak,yaşın ilerlemesine bağlı olarak el sırtı,göğüs, boyun ve yüzde yaşlılık lekesi olarak, güneş yanıkları sonrası yüz ve dekolte cildinde güneş lekeleri tarzında, deodorant ve parfüm uygulamaları sonrası koltuk altı, boyun gibi alanlarda, lazer epilasyon yada ağda uygulanması sonrası kimyasallarla ve güneşle kontrolsüz temas sonrası, dövme sildirmede yanlış uygulamalar sonrası, bazı sistemik hastalıklarda (böbrek ve diyabet vb.) ciltte bölge bölge renk değişikliği tarzında lekenmeler meydana gelir.
Lekeyi önlemek için neler yapılmalıdır?
Leke tedavisinde öncelik her zaman leke oluşumunun önlenmesine yönelik yapılmalıdır. Leke özellikle güneş ve kimyasal kullanıcılarla meydana geldiği için alınabilecek önlemler şöyle sınıflandırılabilir;
Çocukluk döneminden başlayarak, her yaş güneşten uygun koruma faktörlü güneş koruyucularla korunmalı. Güneş koruyucu sadece plajda kullanılan bir ürün değildir, karlı havada dahi gerekli olursa kullanımı gereklidir.Bronzlanmaşa çalışarak ciltte güneş, solaryumla kontrolsüz olarak yanıklar yapılmamaılıdır.

Kozmetik ürünleri olarak kullanılan; alkollü ıslak mendiller, deodorantlar, tüy sarartıcı kremler, bronzlaştırıcı kremler gibi ürünlerin hatalı kullanımları, özellikle güneşle temas etmeleri ciltte lekelenmeler yapar. Bu tür ürünlerin kullanımında dikkatli davranılmalıdır.Özellikle yüz, koltuk altı, kasık bölgesi gibi cildi ince bölgelere uygulanan ağda, lazer epilasyon, cilt bakımı, peeling işlemleri ve lazerle cilt yenileme gibi işlemlerden sonra cildin güneşten, kimyasal ve mekanik travmalardan (kozmetik ürün uygulanması veya peeling, masaj uygulama vb) özenle korunması gerekir.


Akne izleri ve bunlara kişi tarafından gelişigüzel uygulanan tedaviler ileride leke sebebidir.Hamilelik döneminde meydana gelen yüzdeki gebelik lekesi hormonal durumdaki değişiklerin güneşle etkileşimi sonrası olduğu içinbu dönemde özellikle güneşten dikkatle korunmalıdır.

Cilt nemlendirilmesi her yaş ve her mevsim doğru olarak yapılarak, cildin hassas bölgeleri olan yüz, dekolte ve el cildine belirli aralıklarla yapılan bakımlar hem lekelenmeleri hemde o bölgelerin hızla yıpranmalarını durduracaktır.

Leke tedavisinin basamakları nelerdir?
Lekelerin oluş sebeblerine göre tedavi planları belirlenmeli ve hasta leke tedavisinin uzun sürebileceği konusunda uyarılarak sabirlı davranması istenir. Lekenin tecrübeli bBir doktorun muayenesinde iyi huylu yada kötü huylu olduğu şeklinde de türü tespit edilmelidir. Şüpheli durumda lekeden biyopsi alınması gerekir. Malign denilen lekeler için ben mümkünse her zaman cerahi olarak çıkarılıp patolojik incelenmasinin bir an önce yapılmasını taraftarıyım.
Çoğunluğu benign dediğimiz iyi huylu olan lekelerin tedavisinde izlenecek yol şudur: İlk olarak lekeyi neyin meydana getirdiği araştırılıp, etken bulunarak cildin o sebebten arındırılması gerekir.İkinci basamakta ciltte oluşan akut denilen yeni başlamış olan hastalık belirtileri varsa (yanık, kızarıklık, kaşıntı, pullanma vb) bu şikayetler tedavi edilerek ardından meydana gelmiş leke tedavisi başlanır.Üçüncü basamak olarak, leke tedavisi sonrası gerekli bakımın ve korumanın yapılması gerekmektedir.

Leke tedavisisnin son noktası lazer diyebilirmiz?
Kesinlikle EVET. Uygun lazer türü, tecrübeli eller ve uyumlu hastada muhteşem sonucu almanızı sağlar.Lazer tedavisi tek seansta lekeyi geçirirmi?
Bu lekenin derinliği ile ilgili bir durumdur. Leke cildin yüzeysel katında sınırlı ise tek seans yeterli olabilirken, derine uzanan lekelerde seans sayısı ve arası tedaviye başlayınca belirlenir.
Leke tedavisinin mevsimi varmıdır?
Lekeler özellikle güneşle ilgili olduğu için; leke tedavisinde ideal mevsimler güneşin olmadığı sonbahar ve kıştır. Kışın başlayan leke tedavisi ilkbaharda tamamlanmalı ve yazın dikatli olarak güneşten korunma devam etmelidir.

YARA İZLERİ (AMELİYAT-YANIK-JİLET -BIÇAK-CAM İZİ) TEDAVİSİYara izleri (skar), kişinin dış görünümdeki estetiğini bozmaları, istenmeyen anıları hatırlatmış olmaları ve çoğu kezde kaşıntı-kabarma gibi şikayetlerin sebebleri olurlar. Bu nedenle de hem tedavi amaçlı olarak hem de estetiği sağlayabilmek için, tedavileri plastik cerrahi açısından her zaman önemli bir yer tutmaktadır.

Kazalara, yanıklara, geçirilmiş cerrahi işlemlere ya da kişinin kendi vücudunda yaptığı travmalara bağlı olarak oluşabilen izlerin tedavisinde her geçen gün gelişen teknolojik uygulamaların hedefi izi en belirsiz hale getirmektir.İz tedavisi, izin oluş şekli, oluş zamanı, yaralıyıcı alettin türü, yaralanma sonrası uygulanan tedavi, kişinin vucudunun yaraya verdiği reaksiyon gibi bir çok etkene bağlıdır.



İz tedavisindeki protokollerde bu etkenlere bağlı olarak değişmektedir.Plastik cerrahi sanatının hedefi, izi en az belirsiz hale getirmektir.
Bu konuda çeşitli araştırmalar devam ederken, biz plastik cerrahlar yaptığımız operasyonlarda izleri saklamayı ve olabilecek en estetik sonucu yakalamayı hedefleriz. Ancak, acil cerrahi olaylardan, kazalardan, bıçak, cam, falçata, jilet gibi tedavi edilmemiş kesici alet yaralanmaları sonrasındaki bazı yaraların iyileşme izleri gerçekten kabul edilebilir gibi değildir.
Tedavide bu izleri daha belirsiz hale getirmeye çalışırız.Tedavilerin zamanlamasıda yaranın durumuna ve hastaya göre planlanmaktadır. Bazı yaralarda tedaviye hemen başlanabilirken, bazılarında yara olgunlaşması olan ortalama 6 ay beklenebilir. Bunun kararını sizi muayne eden hekim vermelidir.

Yara nasıl en az izle tedavi edilir?Öncelikle yaranın ilk müdahalesi doğru olarak yapılmalıdır. Kesi alanı cerrahi kesilerdeki gibi temizlenmeli, yara kenarları düz hale getirilmeli ve yara katlarına uygun olarak en uygun sütür materyali ile kapatılmalıdır.Tedavi sonrası uygun bakım ve kontrollerin doktorunuzun belirttiği programla yapılması ikinci esastır. Özellikle kol,bacak gibi yarada gerginlik oluşabilecek bölgelerde iz oluşumu daha fazladır. Bu bölgelerde tedaviden sonra gerginlik azaltıcı pozisyonlar yaranın daha az izle sonuçlanmasını sağlar. Yara izini önlemede önemli diğer bir faktörde,güneşten korunmaktır. Ortalama 18 ay yara yeri güneşten korunmalıdır. Uygun güneş koruma faktörlerinin doğru olarak kullanılması iz tedavisinde olumlu sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır.

İz tedavisine ne zaman başlanmalıdır?
Bazı izlerde tedaviye hemen başlanabilirken, bazı tedaviye yaranın olgunlaşması beklenerek başlanabilir. Buna muayne sonucuna göre karar verilir. Bu sebeble mümkün olduğu en kısa zamanda yara bu konuda tecrübeli bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Yarada zaman içinde değişiklik olurmu?
Kişinin yaraya verdiği reaksiyon ve tedaviye göre ilk zamanlar kızarık ve hafif kabarık olabilen yara,zaman içinde rengi soluklaşır ve kabarıklığı azalır.Ancak bazı kişilerde yaralarda kabarma, pembe renkte koyulaşma, yaranın sınırlarının dışına taşması olur ki buna hipertrofik skar, daha ilerisinede keloid denir.

Yara vücudun her yerinde aynı şekilde mi iyileşir?
Gerginliğin fazla olduğu bölgeler olan kollar, bacaklar gibi alanlarada yara kenarlarının genişlemesi sık görülebilir. Göğüs ön yüzü, omuz, kulak kepçesi gibi vücudun bazı yerleri ise hipertrofik skar ve keloid oluşumuna çok müsait alanlardır. Bu bölgelerin tedavilerinde daha özenli davranmak gerekir.

Hangi bölgelerde yara izi daha az olur?
Genital bölge,üst göz kapağı gibi bölgelerde skar dediğimiz yara izi daha az oluşur.Acil yaralanmalarda tedavinin basamakları nelerdir?
1- Öncelikle doğru yapılan, mümkünse plastik cerrahi uzmanının tedavi ettiği akut dediğimiz acil tedavi.
2- Yeterli sürede uygun pansuman ve istirahat.
3- İyileşme dönemi süresince belirtildiği süre içinde solaryum, güneş, kimyasal ve mekanik travmalardan koruma.
4- Dengeli beslenme ve sigara kullanmama.
5- İyileşmenin tamamlandığı sürede doktorunuzun önerisine göre uygun ilaçla masaj tedavisinin başlanması.
6- Masajla yeterli iyileşmenin sağlanmadığı durumlarda, silikon bantlara ve yara içine streoid enjeksiyonlarına geçilebilir..
7- Son adım olarak, uygun lazer tedavileri ile yara en az izle tedavi edilir.Daha önceden meydana gelmiş koldaki jilet,biçak,cam izi tedavisi nasıldır?
Benim hastalarıma uyguladığım tedavi protokolünde; iz yaygın olarak tüm kolda varsa, seri eksizyon dediğimiz basamaklar halinde yada uygunsa tek basamakta izleri çıkartarak cerrahi bir iz haline getirmektir.

Bunun üzerine gerekli tedaviler uygulanarak meydana gelen cerrahi izide en belirsiz hale getirmek için, bilimin şu anda tıbba sunduğu son imkan olan uygun lazer cihazlarımla tedavilerini tamamalıyorum.Bazı uygun hastamda cerrahi bir işlem yapmadan direk lazer tedavisine alabiliyorum.Bazı hastalarımda, tıbbi kalıcı makyaj yaptırabiliyorum.
Yanık izi tedavisinde neler vardır?
Yanığın oluştuğu ilk dönemdeki tedavi yanığın iyileşmesi açısından önemlidir.Ancak derin yanıklarda ne yazık ki iz oluşumu engellenemez.Diğer yara izi tedavileri uygun yanıklarda yapılabilirken,geniş yanıklar için,doku genişleticilerle sağlam doku arttırılıp,skarlı dediğimiz yanık alanına kaydırılarak yanık izi yok edilmeye çalışılabilir.
Lazerle izler hemen silinebilir mi?
Lazer,iz tedavisinde son gelinen noktadır.Hastaların beklentileri gerçekci olduğu sürece uygun izlerde uygun lazer tedavileriyle çok iyi sonuçlar alınır.Tek seans lazer tedavisi yetmeyebilir,seans sayısı ve seanslar arasındaki seans aralıkları yara tipinize göre hekiminizce belirlenir.

Cilt Soyma(Dermabrasion)
Dermabrazyon, derideki pürüzlü görünümü azaltmaya yönelik uygulanan mekanik soyma işlemidir. En sık sivilcelerin bıraktığı izlerin azaltılması için uygulanır. Derinin yüzeysel tabakası soyulduğunda, oluşan yaranın iyileşmesiyle daha pürüzsüz, gergin ve taze bir deri tabakası ortaya çıkar.Ameliyat, dermabrazyon uygulanacak bölgenin genişliğine bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında yapılır. Lokal anestezi altında yapıldığında kişi aynı gün evine dönebilir.
Genel anestezi altında ameliyat yapıldığında kişi aynı gün ya da ertesi gün eve dönebilir. Ameliyatı takiben rahatsızlık vermeyecek derecede hafif yanma hissi şeklinde ağrı olabilir, ancak ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Yaraların iyileşip kapanması 5-10 gün sürer. İyileşmiş bir yara taze bir deri örtüsü ile kaplandığında pembemsi renkte olur. Pembemsi renk zamanla soluklaşır ve birkaç hafta içinde normal deri rengini alır.

Kozmetikler ve allerji

Hatırı sayılır miktarda para ödeyerek bir nemlendirici aldınız... Ürün size “hipoallerjenik” olarak sunulduğu ve “kaliteli” bir marka olduğu için tereddüt etmeden kullanmaya başladınız. 2-3 gün sonra yüzünüzde kızarıklık ve kaşıntı başladı ve gittikçe artan bir dermatit (egzama) tablosu ortaya çıktı...

Bu durum özellikle hanımlar arasında oldukça sık rastlanan bir talihsizliktir. Kullanılan kozmetik madde allerji yapmıştır.
Hem de “hipoallerjenik” (allerji yapma ihtimali zayıf) olduğu halde. Kullanılan ürün hipoallerjenik değil ise, ciltte dermatit oluşturma riski şüphesiz daha da fazla olacaktır.Kozmetikler niçin dermatit yapıyor? Sağlık ve güzelleşmek için kullanılan bu ürünlerin cilde zarar vermeyecek şekilde üretilmesi gerekmez mi? Bu maddelerin denetimi yok mu?

Ne yazık ki ülkemizde gıda maddelerinin üretimi bile kontrol ve denetim altına alınamamıştır ve kozmetikler için böyle bir beklenti içinde olmak fazlaca “iyimserlik” olacaktır. ABD ‘de yapılan araştırmalarda kozmetik maddeler içinde 2983 adet kimyasal madde olduğunu ve bunların 884 tanesinin toksik özellikte olduğu belirlenmiştir. Kozmetiklerle allerji nasıl gelişir? Bu konu tamamen kişinin cilt yapısı ve bağışıklık sistemi ile ilişkilidir. Bağışıklık sistemi organizmayı yabancı maddelerden korumak üzere programlanmıştır. Bunlar genellikle bakteriler, virüsler ve tümörleşen hücrelerdir.

Bağışıklık sistemi hergün hücrelerimizi adeta tek tek kontrol ederek vücudun “sağlık durumunu” idame ettirir. Maalesef bazı kişilerde kozmetikler ve sanitasyon maddeleri (ör: sabun) içindeki partiküller zararlı madde olarak algılanır ve vücutta bunlara karşı “dermatit” ile sonuçlanacak reaksiyon (tepkime) başlatılır. Kozmetikler 2 farklı dermatite neden olur:“Allerjik kontakt dermatit” ve “İrritan kontakt dermatit”. Birincisi adın da anlaşıldığı gibi doğrudan doğruya kozmetiklere allerji gelişmesiyle ortaya çıkar.

Önceden herhangi bir allerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan bağışıklık sistemi aracılıklı bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır. Allerjene karşı gelişen duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta çoğu kez bütün bir ömür boyu devam edebilir. Allerji gelişmiş olan maddeye her temas edildiğinde, dermatit bulguları ortaya çıkar İrritan kontakt dermatit ise kozmetik ve sanitasyon ürünleri içindeki “tahriş edici” maddelere bağlı olarak ortaya çıkar.

Deriye dışardan temas eden bir takım tahriş edici maddelerin oluşturduğu immünolojik olmayan, yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan reaksiyonlardır. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık kazanılmış olması gerekmez ve maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.Kozmetik allerjilerine nasıl tanı konur?Bu tür kontakt (temas) allerjilerinde uyglanan özel bir tanı yöntemi vardır. Yama testi (patch test) adı verilen ve vücutta temas allerjilerine neden olduğu bilinen temel maddeleri içeren bu test sırt bölgesine uygulanır ve kişinin allerjik olduğu maddeler belirlenir.

Bu tespit çok önemlidir, çünkü temas allerjilerinin “kalıcı” bir tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi allerji yapan maddelerden uzak kalınmasıdır. Birden fazla kozmetik ürün kullanıyorum, acaba allerjimin sebebi hangisi? Bu durumda bir allerji uzmanına başvurmanız gerekir. Kullanmakta olduğunuz kozmetik maddeler yama testine benzer bir metodla değerlendirilerek hangisinin allerji nedeni olduğu tespit edilebilir.Kozmetik allerjilerinden korunmak mümkün mü?Öncelikle kaliteli ve markalı ürünler tercih edilmelidir. Daha önce kullanılmamış olan bir ürün ilk kullanımda yüze ya da ellere değil, vücudun başka bir bölgesine (ör: kolun iç kısmına) ve çok az miktarda 2-3 gün süreyle uygulanmalıdır.

Sözkonusu ürün uygulama bölgesinde herhangi bir reaksiyona neden olmuyor ise kullanılmaya başlanmalıdır. Bu konuda emin olunamıyor ise bir uzman doktordan yardım alınmalıdır. Sözün özü;Kozmetikler ve sanitasyon ürünleri, modern dünyada günlük hayatın vazgeçilemez bir parçasıdır. Bazen istenmeyen etkilere neden olsalar da onları kullanmaya devam edeceğiz. Bu nedenle, her konuda olduğu gibi kozmetikler konusunda da “bilgili” birer tüketici olmak ve sağlığımızın için en doğrusunu uygulamayı bilmek zorundayız.

Viagra Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Bu küçük mavi hap pek çok insanın cinsel hayatının ayrılmaz parçası oldu.İşte bu mucizevi ilaç hakkında bazı bilgiler:
1. İlk olarak Pfizer tarafından çıkarılan baklava şeklindeki tabletlerin etkin maddesi sildenafil. Dünya ilaç tarihinde en hızla genişleyen satış rakamına bu ilaç ulaştı.

2. Viagra cinsel arzu uyandırmıyor ve ancak ‘partnerini cinsel olarak arzulayan’ erkeklerde ereksiyon sağlıyor. Bu nedenle, cinsel gücüne Viagra sayesinde kavuşan pek çok erkek, ‘cinsel yönden arzulayabilecekleri’ genç kadınlar uğruna eşlerinden boşandı. Viagra boşanmaları adı verilen bu süreç, feministleri çılgına çeviriyor.

3. Türkiye’de ilk başlarda ‘doktor heyeti’ raporunu istinaden yazılan reçeteyle verilen Viagra, bugün artık reçetesiz satın alınabiliyor. Amerika ve İngiltere gibi Viagra’nın reçeteye tabi olduğu ülkelerde ise online ilaç satışı yoluyla Viagra satışları gerçekleşiyor. Diabet ve tansiyon hastalarının Viagra’yı doktor kontrolünde kullanması tavsiye ediliyor.

4. Online yoldan satılan viagraların pek çoğu sahte. Batı’da ‘sahte viagra’ satışının önlenmesi için Viagra satışlarının reçetesiz hale getirilmesi konusu da tartışılıyor.

5. Viagra bir tedavi, sertleşme bozukluğu ise bir semptom. Sertleşme bozukluğunun kardiyo vasküler bir bozukluktan dolayı ortaya çıktığı durumda, doktora danışmadan viagra kullanan erkekler, kalp rahatsızlığını görmezlikten gelmiş olabiliyor. Bu durumda yaşanan kalp krizlerinin sorumlusu Viagra değil, kullanıcının zaten mevcut olan kalp sorunları oluyor.

6. Vigrayı greyfurt suyuyla almak kandaki sildenafil seviyesinde ufak bir yükselmeye neden olabilir. Aynı şekilde karpuzda bulunan sitrülin maddesi de vücut tarafından arjinin maddesine çevriliyor ve bu maddenin vücuttaki etkisi Viagranın etkisine benziyor.

7. Viagra’nın en çok rastlanan yan etkileri, başağrısı, göz kararması ve göz kararması. 2005 ve 2007 yıllarında Amerikan Federal İlaç Dairesi, Pfizer’i uyararak kullanıclara Viagra’Nı körlük ve sağırlığa yol açabileceği uyarsında bulunmasını istedi. Kalp rahatsızlığıyla ilgili ilaç kullananlar veya nitrat bileşiği içeren maddelerle birlikte alındığında Viagranın tehlikeli yan etkileri görülebiliyor.

8. Viagra her ne kadar ereksiyon sağlıyorsa da Belfast’taki Queen’s Üniversitesi’nden Dr.David Green’in yaptığı bir araştırmaya göre Viagra sperm hücrelerinin ‘dölleme’ yeteneğini düşürüyor. Ancak Viagra kullanan erkelerin pek çoğu zaten artık çocuk sahibi olmak istemeyen bir yaş grubunda oldukları için, bur durum ciddi bir sorun olarak görülmüyor.

9. Viagra’nın kategorisi içinde değerlendirilebilecek Sextasy, Poke ve Vitamin V gibi ilaçlar kokain ve eskstazi’nin etkisini dengeleme işlevi görüyor. Ama Viagra’yı amil nitratlarla karıştırmak ani tansiyon düşmelerine yol açabiliyor ki bunu sonucunda kalp krizi riski yüksek. Viagra’yı asla uyuşturucuyla birlikte kullanmamak gerekiyor.

10. Viagra, cinsel gücü pekiştirmek açısından erkeklerde o kadar garantili bir etkiye sahip ki bir tür psikolojik bağımlılık yaratabiliyor. Normalde ereksiyon bozukluğu yaşamayacak bile olsalar, bazı kullanıcılar ‘her ihtimale karşı’ viagra almayı sürdürüyorlar.
Viagra Nedir Kimler Kullanabilir???Erektil Disfonksiyon (Penis sertleşmesi bozukluğu), 40 yaş üzeri her iki erkekten birinde görülebilen bir durumdur. Viagra (Sildenafil Citrate) bu sorunu ortadan kaldırmada yardımcı bir ilaçtır. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1998 yılında FDA onayını almış ve pazara sunulmuştur.Erektil disfonksiyon, bir erkek için son derece önemli ve hassas bir durumdur. Özellikle sağlık bilincinin tam gelişmediği toplumlarda kimseye söylenemeyen ve danışılamayan bir durumdur.
Cinsel organın sertleşmemesi veya cinsel ilişki için yeterli süre sert kalamaması (empotans) değişik nedenlerle ortaya çıkabilir. Psikolojik nedenlerle olabileceği gibi bazı ilaç etkileşimleri veya damarsal sorunlar temelde yatabilir.

Penis sertleşmesi, bir erkeğin cinsel olarak uyarılması ile penise doğru kan taşıyan atardamarların genişlemesi ve daha çok kanı penisin süngersi dokularına taşıması ve penisten kanı geri götüren toplardamarlarında büzülmesi ile kanın penis içindeki süngersi dokularda göllenmesi ile başlar. Kan akımındaki bu kontrol, süngersi dokudaki endotel ve sinir hücrelerinden salgılanan NO (nitrik oksit) tarafından sağlanır.
NO, atardamar duvarlarının genişlemesini sağlayan Siklik guanosine monofosfat (GMP) yapımını uyarır. Sidenfil Citrate (viagra) cinsel uyarı ile GMP yapımı arttığında devreye girer ve ortamdaki GMP’yi parçalayan enzimleri baskılar, GMP’nin etkinliğini arttırarak sertleşmeyi ve sertleşmenin uzun sürmesini sağlar.
Ciddi damar sorunları olan erkeklerde Viagra etkin olmayabilir.Cinsel ilişkiden bir saat kadar önce alınması önerilen Viagra, yutularak alındıktan 30 dakika kadar sonra etkinliğini göstermeye başlar ve etkisi 4 saat kadar sürer. Viagra kullanan kişilerde vücudun diğer bölgelerinde de atardamarlarda genişlemeler olacaktır bu etki dolayısı nedeni ile baş ağrısı, baş dönmesi gibi şikayetler görülebilir. Mutlaka uzman doktor önerisi ile kullanılması gerekir. İlacın diğer yan etkileri de; görmede bulanıklaşma, midede yanma, yüzde kızarma, burun akıntısı, ışığa karşı hassasiyettir.

Yan etkiler doz yükseldikçe artmaktadır. Doz ayarlanması ve ilacın kullanımı hekim kontrolünde yapılmalıdır. Günlük önerilen dozu 50 mg.’dır. 25 mg. da yeterli olabilmektedir. Bazı kişilerde doz, 100 mg.’ye kadar, sadece doktor tarafından yükseltilebilir.Özet:Viagrayı kimler kullanmamalıdırNitrat içeren nitrogliserinli vs kalp ilaçlari kullananlar Vıagra kullanmamalıdır.Tehlikeli şekilde tansiyon düşürebilir.
Çocuklar ve kadınlarda Vıagra kullanmamalıdır.Viagra kullanmadan önce Check-up yaptırılmalıdır.Erektil fonksiyon bozukluğunun nedeni bilinmelidirLosemi, Akdeniz anemisi, myeloma gibi peniste ereksiyon olmamasına neden olabilen hastalıkları olanlarKullandığınız ilaçlarınızı doktorunuza bildirimelisiniz
Nasıl kullanılmalı
Doktor kontrolünde almalısınızGünde 1 tane ve cinsel aktiviteden 30 dk. ile 4 saat arasında alınabilinir.Bilinen yan etkileri
Baş ağrısıKızarma, kıpkırmızı olmakMide bozukluğuBurun tıkanıklığıİdrar yollarında enfeksiyon Görüşte değişiklikler- mavi yeşil renklerde değişiklikler ışığa aşırı hassasiyet İshalKesinlikle yasak olduğu durumlar

1. Kalp krizi geçirenler, felc, inme, beyin kanamasi geçirenler, veya son 6 ayda hayati tehlikesi olanlar
2. Önemli düşük tansiyon veya yüksek tansiyon yaşayanlar
3. Kalp yetmezliği yaşayanlar veya kroner damar hastalıkları olanlar4. “Retinitis pigmentosa” denen bir göz bozukluğu olanlar

Kalp Krizi


Kalbin yeteri kadar oksijen alamayarak ölmesine kalp krizi (miyokard enfarktüsü) denir. Kalbimiz günlük yaptığımız işe göre bazen daha fazla bazen daha az oksijene ihtiyaç duyar. Oksijeni kalbin kendi damarları yani koroner damarları getirirler. Eğer koroner damarlarda bir tıkanıklık veya daralma söz konusu ise kalp yeteri kadar oksijen alamaz, beslenemez. Beslenemeyen kalp dokusu ölür, işlevini yitirir ve kanı pompalayamaz hale gelir.

Sonuç olarak ölümcül bir tablo olan kalp krizi ortaya çıkar.Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. İşlevsiz bir yara tabakası oluşur. Yani kalp krizinin verdiği hasar geridönüşü olmayan bir hasardır.Kalp krizine neden olan koroner damar tıkanıklığının en önemli sebebi “atheroskleroz”dur. Atheroskleroz, damarlarının içine yağ birikintilerinin oturması demektir. Sigara içenlerde ve kolesterolü yüksek kimselerde bu birikintiler sinsice büyürler ve zamanla koroner damarı tamamen tıkarlar.

Sonuçta kalbin beslenmesi bozulur ve kalp krizi meydana gelir.Gençlerde kalp krizi çok nadirdir. Olası nedenler şöyledir:

# Vücudun herhangi bir yerinde oluşan bir pıhtının koroner damarlara ulaşıp aniden tıkaması

# Kalp kapakları hasarlanmış kimselerde kapalçıktan kopan parçaların koroner arterleri tıkaması# Vaskülitler, kronik hastalıklar
# Kokain kullanımı gibi nedenler olabilir.Kalp Krizinin Belirtileri Nelerdir?

# Göğüste tam yeri belli olmayan sıkışma hissi veren bir ağrı olur.

# Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır

# Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer.

# Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı vardır.

# Nefes darlığı olur.Bazı insanlarda belirtiler çok gizli olabilir. Örneğin diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı duymazlar ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri olur. Bazı hastalarda mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir, ülser lehine yanlış yorumlanabilir.Ne yapmak gerekir?Bu belirtilerle karşı karşıya kaldığınızda derhal bir yere oturup dinleniniz ve hemen bir sağlık kuruluşuna ulaşmaya çalışınız. Dışarıdaysanız cep telefonuyla yardım isteyiniz.

Kesinlikle yürümeye veya merdiven çıkmaya devam etmeyiniz. Çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbinizin oksijen talebini daha da artıracaktır.Son zamanlarda kalp krizi geçirildiğinin anlaşılması halinde bir-iki defa kuvvetlice öksürerek krizde oluşan ritm bozukluğunun düzeltilebileceğini ileri süren yayımlar çıkmıştır, ancak böyle bir yaklaşımın etkinliği henüz tam olarak kanıtlanamamıştır.

Kalp Krizi Geçirme Riskim Var mı?Kalp hastalıkları açısından risk arzeden durumlar şunlardır:

# Sigara içmek

# Kan lipidlerinin (kolesterol, trigliserid) düzensiz olması

# Diyabet Hastalığı

# Obezite

# 65 yaşını geçmiş olmakYukarıdakilerin kaç tanesi yaşamınızda varsa kalp krizi size o kadar yakın demektir. Ancak korkmayın, bu risklerin bazılarını kendinizden uzaklaştırabilirsiniz. Örneğin sigarayı bırakabilirsiniz. Doktorunuzun verdiği tavsiyelere uyarak lipid ve diyabet ilaçlarınızı düzenli kullanabilirsiniz. Hergün düzenli egzersiz yapıp aktivitenizi artırabilirsiniz ve bu risklerin çoğundan uzaklaşabilirsiniz.Unutmadan ilave edelim; düzenli egzersiz yapmak, ayda bir defa halı sahada arkadaşlarla buluşup maç yapmak değildir.

Böylesi düzensizce yapılan sporlar antremana hazır olmayan kalbi yorar. Bir uzmandan yardım alarak düzenli spor yapmanızı tavsiye ederiz.Bilgisayar Başında Çalışanlar Bu Öneriye Kulak VermeliAnkara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özlem Evren, bilgisayar başında çalışanlarda gözlerde yorgunluk hissi, yanma, batma, kızarıklık, bulanık görme ve baş ağrısı gibi şikayetler ortaya çıkabildiğini belirterek, ''Bilgisayarda 20 dakika çalıştıktan sonra, gözleri kapatarak ya da uzağa bakarak 20 saniye dinlenmek gözleri korur'' uyarısında bulundu.

Evren, uzun süreli bilgisayar kullanımından kaynaklanan, ''Ekrana Bakma Sendromu'' olarak adlandırılan sorunların, göz sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Günde 6 saatten fazla bilgisayar başında çalışanların yüzde 75'inde, zaman içinde gözlerde yorgunluk, yanma, batma, kızarıklık, bulanık görme ve baş ağrısı gibi şikayetler görüldüğünü anlatan Evren, ''Buradaki dikkat çekici nokta, bu sorunların daha önce göz sağlığı yerinde olanlarda ortaya çıkması'' dedi.

Bilgisayar başındaki işlerin göz sağlığına olumsuz etkisinin masa başındaki diğer işlerden daha fazla olduğunu kaydeden Evren, şöyle konuştu: ''Kitap okurken gözler aşağıya doğru baktığı için, yakına bakmak ve gözün uyum sağlaması daha kolaydır. Gözleri yormaz. Oysa, bilgisayar ekranı karşısında yazıları, gözlerimiz düz karşıya bakarken okuruz. Bu, gözleri zorlayan bir durumdur. Ayrıca, bilgisayar ekranına düz baktığımız için göz kapaklarımız daha aralıktır. Bu durum, gözyaşının daha çok buharlaşmasına ve gözün kurumasına neden olur.

Ayrıca, bilgisayar başında yoğun çalışırken göz kırpma sayımız yarı yarıya düşer. Bu durum da gözlerde kuruluğa neden olur.''

-IŞIK YANSIMASI VE ÇÖZÜNÜRLÜK- Bilgisayar ekranından ışık yansıması ve çözünürlüğün de göz sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğuna dikkati çeken Evren, ekrandan yansıyan ışığın gözü yorduğunu bildirdi. Bilgisayar ekranına doğru direkt aydınlatma yapılmaması gerektiğini anlatan Evren, ''Bu, bilgisayar ekranının üzerine bir ayna konularak test edilebilir. Oturduğunuz noktadan aynada bir ışık kaynağı görüp görmediğinize bakın.

Aynada ışık kaynağı görüyorsanız, ekrana direkt yoğun ışık düşüyor ve yansıyor demektir'' şeklinde konuştu. Ekranın çözünürlüğü arttıkça, yazıların daha kolay okunduğunu ve göz yorgunluğunun azaldığını belirten Evren, ''Bilgisayar başındaki göz yorgunluğunun nedenlerinden birisi de teşhis edilmemiş kırma kusurlarıdır.

Özellikle gizli, yani teşhis edilmemiş hipermetropisi olanlarda bu şikayetler daha çabuk ortaya çıkar'' diye konuştu. Evren, ''Ekrana Bakma Sendromu''nun sağlıklı bireylerde bile problem olduğu düşünüldüğünde; kuru göz sorunu olan, göz yaşı miktarını azaltan ve vücuttan su atmaya yönelik diüretik grubu tansiyon ilacı, alerji için antihistaminik, doğum kontrol hapı ya da kontakt lens kullananlarda bu sorunun daha belirgin ve hızlı ortaya çıkacağı uyarısını dile getirdi. -

ÇOCUKLAR VE BİLGİSAYAR
- Çocukların bilgisayar kullanımına yönelik açıklamalar da yapan Evren, şunlara dikkati çekti: ''Çocuklar bilgisayar oyunlarına kendilerini çok kaptırırlar ve genellikle yorulduklarını fark etmeden gözlerini son noktaya kadar zorlarlar. Çocukların mükemmel uyum mekanizmaları olduğu için, gözleri ağrısa da kızarsa da bundan şikayetçi olmazlar. Bu da olumsuz durumun farkına varılmasını zorlaştırabilir.

Göz kızarıklığı ve gözlerini ovuşturma, böyle bir durumda ortaya çıkan sorunların başındadır.'' Çocuklar için önemli başka bir durumun da bilgisayarların yetişkinlere göre ayarlanması olduğunu kaydeden Evren, çocukların bilgisayar karşısında ekrana bakmak için başlarını daha fazla kaldırmak zorunda olduklarını bildirdi. Evren, bunun, çocukların göz kaslarının daha çok yorulmasına, gözlerinin kurumasına ve duruş bozukluklarından dolayı olumsuz beden gelişimine neden olduğuna dikkati çekti.

-NELER YAPILMALI- Evren, bilgisayar kullanan çocukların gözlerini korumak için şu önlemlerin alınması gerektiğini bildirdi:
-Kırma kusurunu araştırmak için mutlaka göz muayenesi olmaları gerekir.
-Bilgisayar kullanım süreleri günde en fazla 3-4 saat ile sınırlandırılmalıdır. Her saat başında en az 10 dakika ara vermeleri, oturdukları yerden kalkarak hareket etmeleri sağlanmalıdır.
-Bilgisayar ekranının yüksekliği boylarına uygun olmalıdır.
-Ortam aşırı aydınlatılmamalıdır. -Bilgisayar ekranının çözünürlüğü yüksek ve mümkünse yansıma yapmayan cinsten olmalıdır. Evren, erişkinlere yönelik de şu tavsiyelerde bulundu: -Teşhis edilmemiş bir kırma kusuru açısından göz muayenesinden geçmeleri yararlı olur.
-''20-20'' kuralına uymak yararlıdır. Bilgisayarda 20 dakika çalıştıktan sonra, gözleri kapatarak ya da uzağa bakarak 20 saniye dinlenmek gözleri korur.
-Bilinçli olarak gözleri kırpmak göz yaşı kaybını azaltır.
-Bilgisayar ekranı göz hizasının altında olmalıdır. İdeali, bilgisayar ekranının orta noktasının, göz hizamızın 8-10 santimetre altında olmasıdır.
-Fazla yansımaya neden olacağı için bilgisayar ekranı pencereye dönük olmamalıdır. Daha ideali yansıma yapmayan ekran kullanmaktır.
-Çalışma ortamı fazla aydınlatılmamalıdır. Aşırı aydınlatma yapan masa lambalarından kaçınmak gerekir.
-Ekrandaki yazıların netliği ve rengi önemlidir. Görüntü yenileme frekansı yüksek ekranlar daha kolay okunabilir görüntü sağlar. Ayrıca beyaz zemin üzerine siyah yazı karakterleri, siyah zemin üzerine olanlardan daha az yorucudur.
-Çalışma ortamındaki havanın fazla kurumasını önlemek ve nemlendirmek çalışma konforunu artırır.

-45 yaş üzerinde ve yakın gözlüğü takma ihtiyacı olanlarda yakın gözlüğü dışında, bir de bilgisayar ekranına odaklanan 'Bilgisayar Gözlüğü' kullanılması, ekrana aşırı yaklaşma gerekliliğini azaltır, okuma kolaylığı sağlar.

-Tüm bu önlemlere rağmen gözlerde kızarıklık, batma, yanma şikayetleri oluyorsa, koruyucu içermeyen yapay göz yaşı damlaları kullanılabilir.

-Sorunlar erken dönemde fark edilir ve gerekli basit önlemler alınırsa, kalıcı hale dönüşmesi önlenir. (AA)

2008 Düğün Modası

Tek gelinlik yetmez! Ne giyeceğine karar veremeyen gelinler, nikâhta ayrı; düğünde ayrı kıyafet giymeye başladı. İki seremoni arasında saç modellerini bile değiştirenler var.Vintage modası Geçmişe özlem hem gelinlikler de hem de nikâh yüzüklerinde kendini gösteriyor. Vintage butikler ve antikacıların yanı sıra, hesaplı fiyatlara gelinlikler bulabileceğiniz siteler mevcut.

Facebook'suz asla! Evlilik teklif edilen anının video'sunu Youtube'a koymak da olabilir bu; davetiyeyi e-posta ile göndermek de, düğüne geri sayım blog'u kurmak da. Gecede çalınacak şarkılar ve diğer hazırlıklar için arkadaşlar arasında oylama yapmak ve düğün listesini Facebook üzerinden şekillendirmek moda.Yurtdışında evlilik Türklerin de sıklıkla başvurduğu bu yöntem sayesinde sektör, geçtiğimiz yıllarda dört kat büyüdü.

Yunan adaları, yakın Avrupa ülkeleri ilk tercihlerden. Katılımcı sayısı azaldığı için, düğün masrafı da düşebiliyor.Renkli gelinlikler Avrupa ve ABD'de farklı renkleri tercih eden gelinlerin sayısı artıyor. Kırmızı ve mor çok revaçta. Kate Moss'un düğününde siyah veya mor gelinlik giyeceği söyleniyor!80'lere dönüş Bugünün gelin ve damatları, genellikle 1980'lerde genç olmuş veya ucundan yakalamış kişiler. Hazır, furya devam ederken düğünde 80'lerden çalacak DJ ve orkestralar tercih ediliyor. Eğlence garantili!Ekolojik düğünler

Gelinliğinden davetiyesine kadar her şeyi ekolojik olan düğünlerde, gelin ve damada hediye alınmaması, onun yerine belli başlı vakıflara bağışta bulunulması isteniyor.Temanızı belirlediniz mi? Düğünlerde misafirleri eglendirmek şart. Bu yüzden farklı temalara yoğunlaşanlar da oluyor. Örneğin gotik düğünler. Hello Kitty temalı seremonilerin sayısı da artıyor. Japonya'daki Daiichi Hanyu otelinde pembe Hello Kitty gelinliği giyiliyor, nikâhınızı kedi kostümü giymiş insanlar kıyıyor.Nüdist düğünleri Hazırlıklar, gelinlikdamatlık dertleriyle uğraşmak istemeyen 'nüdistler' için evlenecek çiftin çıplak olduğu nikâh törenleri düzenleniyor.

Toplu nüdist nikâhları bile kıyılıyor.Maceralı balayları Balayında dinlenmek mi! Yeni evliler artık macera tatillerine çıkıyor. Vietnam, Afrika, yeni destinasyonlar... Kırmızı CazibeModa değişken, akımlar hızla gelip geçiyor. Ama kadınların dünyasında 70 yılı aşkın süredir saltanatını koruyan bir unsur mevcut; kırmızı ruj ve onun baş döndüren cazibesi! Trendler birbiri ardına gelip geçiyor. Ancak bu döngüde bir güzellik efsanesi var ki hem kullananlar hem de kozmetikçiler ondan asla vazgeçemiyor. Yıllardır neredeyse kadınların tek vazgeçilmezi olan kırmızı ruj, dünyanın en önemli güzellik klasiği olarak tarihe geçmiş durumda...

1930'lu yıllardan itibaren ihtişamıyla tıpkı bir Hollywood divası gibi baştan çıkarma sanatının en önemli detayı olarak hep başrolde kalan kırmızı ruj, kış sezonunda da en çarpıcı dudakları yaratıyor. Yakıcı dudaklar sadece şık ve feminen bir görüntü yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda gizli bir flört aracı olarak da erkekleri harekete geçiriyor!Her gün ayna karşısına geçip, ne giyeceğinize karar veremiyor musunuz? Vücut şeklinize en uygun giysilerin hangileri olduğunu biliyor musunuz? İster toplu, ister hamile, ister minyon olun, size uygun bir stil mutlaka var. İşte farklı vücut şekillerine uygun giyim önerileri...

Kıvrımlı bir vücuda sahipseniz... Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuz kıvrımlıysa, sezonun trendleri tam size göre. Özellikle de 50’lerin tarzındaki geniş etekler ve üzerinize oturan üstler. Vücudunuzun beğendiğiniz yanlarını öne çıkarmak için aksesusarlardan da yararlanabilirsiniz.

Mesela dikkati ince belinize çekmek için, kontrast renklerde şık bir kemeri, gözden kaçmayacak parlak ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, bol kesimli giysiler sizi daha da hımbıl gösterir. Üzerinize oturan tok kumaşlar daha şık durur. Mutlaka bulunması gerekenler: Poponuzu kaldırıp, bacaklarınızı uzun gösterecek size uygun yapılmış bir pantalon Uzerinize oturan bir palto Korse şeklindeki üstler. Belinizi de ortaya çıkarmada birebirdir.

Rahat, yüksek topuklu bir ayakkabı, hem uzun gösterir, hem de yürürken salınmanızı sağlar. 50’lerin seksi havasını yakalamak için V yaka ince bir kazak Vücudunuza oturan ve düz inen bir etek. Vücudunuz uzun ve inceyse... Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jeanleri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantalonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkar.

Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir. Mutlaka bulunması gerekenler: Dar pantalonlar. Bunları topuklular, ya da babetlerle giyin. İnce ve üzerinize yapışan uzun elbiseler Uzun olan gövde boyunu daha kısa göstermek için yatay çizgili üstler Yüksek topuklu çizmeler Jean veya şık pantalonlarla giyebileceğiniz jarse üstler Kemerli bir trençkot Minyonsanız... Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır.

Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları birarada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar. Mutlaka bulunması gerekenler: Diz üzeri etekler Üzerinize oturan kazaklar Pantalonlarla giymek üzere az topuklu botlar Üzerinize uygun boru paça pantalonlar. Daha uzun görünmenizi de sağlarlar.

Diz hizasında biten paltolar İnce bantlı açık ayakkabılarla giyeceğeniz ince, diz üstü 20’li ve 30’lu yılları hatırlatan elbiseler Armut modeli... Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sütyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır.


Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker. Mutlaka bulunması gerekenler: Boru paça pantalonlar harika durur ama bel kısmında esneme yapıp açılmamasına dikkat edin. Alt ve üst dengesini sağlamak için göğüslerinizi kaldıran balkonet tarzı sütyenler Koyu renk bir etek ki bunu her şeyle giyebilirsiniz. Anvelop elbiseler. Her beden üst ve altlar için uygun. Gene geniş kalçalarla dar üstleri dengelemek için çizgili üstler Sizi ince gösterecek ince çizgili bir takım. Hamileyseniz... Hamileyseniz, bol tünik ve elbiselerin altına saklanmyın.


İyice açılıp saçılın da demiyoruz ama karnınızın şişkinliğini hafifçe belli eden giysiler şık duracaktır. Çapraz kesimler ve anvelop elbiseler gece giymek için uygundur. Ayrıca hamileliğin ileri safhalarında da giyilebilirler. Kısa üstlere fazla yanaşmayın. Bunun yerine karnınızı kapatacak ama saklmayacak uzunca üstleri tercih edin. Vücudunuza oturan bir şeyler giydiğinizde de, açık yakalı üstler giymeyin. Mutlaka bulunması gerekenler: Esnek kumaştan kazak tarzı bir elbise Hamileler için hazırlanmış kotlardan.


İki tane edinseniz fena olmaz. Anvelop üst ve elbiseler Pijamayı andıran bol paçalı beli lastikli pantalonlar Robadan elbiseler. Bunları elbise olarak ya da tünik gibi pantalon üzerinde kullanabilirsiniz. Babet ayakkabılar, hem rahatlık, hem de şıklık için.